Kast ve taksir
Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Taksir ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılması sonucunda, suçun kanuni tanımındaki neticenin öngörülmeyerek meydana gelmesidir (TCK m. 21-22).
Ceza sorumluluğunun belirlenmesinde kişinin fiili hangi zihinsel durumla gerçekleştirdiği önemlidir. Kişi, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştiriyorsa kast söz konusu olur (TCK m. 21). Kişi, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlerse olası kast gündeme gelebilir. Bu durumda kişi, neticenin meydana gelmesini kabullenmiş sayılır (TCK m. 21/2). Taksirli sorumluluk ise ancak kanunda açıkça düzenlenmişse mümkündür. Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış nedeniyle öngörülmeyen bir netice meydana gelirse taksirden söz edilebilir (TCK m. 22). Temel kurallar Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m. 21/1). Olası kastta kişi, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işler (TCK m. 21/2). Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m. 22/1).
Her suç bakımından taksirli sorumluluk doğmaz. Bir suçun taksirli hâlinin cezalandırılabilmesi için kanunda bunun açıkça düzenlenmiş olması gerekir.
Mevzuat referansları
Kaynaklar
Bu konuyu kendi durumunuza göre değerlendirmek ister misiniz?
AI'ya bu konuyu sorBu bilgi hukuki tavsiye değildir.